2010 yılına girerken aklımdan geçenler...

December 31 2009, 8:10am

Uzun süredir bloguma yazmadığımın farkındayım ama 2010'a girerken bir muhasebe yapmak ve tecrübelerimi, hayallerimi, hislerimi paylaşmak, yeni bir yazı için iyi bir bahane olsa gerek.


Yaklaşık 12-13 senedir internet dünyasında profesyonel olarak çalışıyor olsam da, bu yazıyı okuyanların bir çoğu beni 2009'da tanıdı. Öncesinde nedense arka planda kalmayı ve yaptıkları ile öne çıkmayı kibir olarak görüyor ve alçak gönüllü olmaya gayret ediyordum. Nihayet farkettim ki işinizi ne kadar iyi yaptığınızdan çok ne kadar iyi sattığınız da önemli. (ticaretin önemli bir kuralı) Sadece iyi işler üretmek yetmiyor, bunu başkalarının da farketmesini sağlamak gerekiyor. Ve bunun kibirle de ilgisi yok. Yeter ki insanları rahatsız etmeden 'Hello World' diyebilin :)

Bunu anlamamda tabi ki en önemli faktör, son girişimim olan TakasMerkezi.com oldu.
2009 yılı neredeyse tamamen TakasMerkezi.com ile geçtiği için, bu proje üzerinden anlatmam herşeyi, benim 2009 yılında neler yaptığımı daha iyi anlatacaktır düşüncesindeyim.

Bir garaj hikayesi olarak TakasMerkezi.com, 2009'da kurucularının desteği ile ayakta duran bir projeden, kazanca geçmiş, bir ekibi finanse eden ve her geçen gün büyüyen bir site haline geldi. Fikir tohumunun nasıl bir fidana dönüştüğünü birebir gözleme şansına sahip oldum.

2004 senesinde bir barter şirketinin operasyonel yazılımını kodlarken zihnime ekilen 'neden barter iş modeli bireyler arasında da uygulanmasın?' tohum, toprağı delmek için tam 4 sene bekledi ve 2008 Temmuz'da test yayına geçti. 1 sene boyunca tüm gücümüzü bu projeye aktarmıştık ve bu ekibi finanse ederken neredeyse başka hiç bir iş almamak, bireyselde de tüm maddi gücümü tüketmişti. Gemileri yakmak gerekiyordu ve bugün aldığım bu riskin büyüklüğünü daha net bir şekilde görebiliyorum. Siteyi açtığımızda sıfırı tüketmiştim ve doğal olarak ekibi de finanse etmek imkansız olmuştu. TakasMerkezi.com'a büyük emek veren bu ekibin maaşları yine de günü gününe ödendi ve bunun için büyük zorlukların üstesinden gelmem gerekti.
Siteyi açtığımız günlerde de malesef birer ikişer yuvadan uçuşları izlemek zorunda kaldım. Diliyor ve inanıyordum ki hep birlikte TakasMerkezi.com'u büyütecek ve hep birlikte kazanacaktık. Fakat bir girişimcinin öğrenmesi gereken önemli bir ders varsa o da şudur: 'kimse sizin hayalleriniz için, sizin kadar motive olmayacaktır. bir hayaliniz varsa bu hayalin peşinde herkesin sizin gibi koşmasını beklemek saflığını yapmayın' Bu noktada da kimseyi suçlamamak gerekir çünkü insanların öncelikleri farklıdır ve asgaride bu öncelikleri de kendi önceliklerinizle kesiştirmeniz gerekir. Öteki türlü her işi kendiniz yapmak zorunda kalırsınız. (ki yeri geldi kodlara yeri geldi grafiklere, yeri geldi operasyona, yeri geldi gelen destek taleplerine cevap yazmaya kadar müdahil oldum TakasMerkezi.com'a. )
Oldukça zor bir süreç olacaktı ama yapacak ta birşey yoktu. Bu sebeple hepsi ile dostane ayrılmaya özel bir gayret sarfettim. Bugün hala bu dostluklar devam ediyor ve ben bir gün hala bu çekirdek ekibi tekrar aynı çatı altında toplama hevesimi koruyorum.

Daha sonra bir süre müşteri işlerine dönmek zorunda kaldık ve tekrar TakasMerkezi.com'a odaklanabileceğimiz maddi gücü yakalamak için çalışmaya başladık. Tabi ki bu süreç te boş geçmedi. 2009 Mart ayına kadar bir nevi test ortamında eksiklerimizi gördük ve geliştirmelere devam ettik.
Nihayet 2009 Mart ayının sonlarında, çıkış noktam olan barter yazılımını ürettiğim barter şirketinin sahibi de işini devredip TakasMerkezi.com ekibine katıldı. Böyle düzgün ve işinin ehli bir ortak kazanmak benim için çok önemli idi. Çünkü benim barter modeli ile ilgili tüm tecrübem teorikti. Sayısal bir insan olduğum için mantık yürüterek bir çok şeyi kurgulamıştım ama tecrübe eksikliğim, bazı adımları yanlış atma riskini de beraberinde getiriyordu. Bu stratejik ortaklıkla hızladık ve 7-8 ayda oldukça yol kat ettik. Tam bu katılımın olduğu günlerde de Altın Örümcek yarışmasında güçlü rakipleri geride bırakarak, halk oylamasında, kategorimizde birinci olduk. Akabinde de bol bol basında yer aldık.

Bu süreçte başka sitelerle işbirliği yapabilmeyi, basının ilgisini çekmeyi, üyelerle sıcak ilişkiler kurmanın elzem oluşunu, işlem hacmini büyütmek için kampanyalar düzenlemeyi, kazanırken kazandırmanın önemini, meyve verdikçe taşlanacağımızı ve daha bir çok şeyi öğrendim.

Öğrendiklerimi hayata geçirmek için daha çok çalıştım. Ben inandıkça beraberimdekilerin de inancının arttığını gördüm. Evinden çalışan operatorlerimizin bile nasıl bir şevkle çalıştıklarına şahit oldum. Zor ve kısıtlı şartları umursamadan da birlikte çalışabileceğim insanlar olduğunu keşfettim. Kimseye vaatte bulunmadan, tutkunuzu gösterdiğinizde bunun bir orman yangını gibi yayılabileceğini gözlemledim. İnsanların güvenini kazanmanın daha büyük bir sorumluluk getirdiğini, o sorumluluğun da daha çok ve daha büyük bir inançla çalışmanıza sebep olabileceğini farkettim.

Bu kadar kısa bir sürede başka hiçbir iş yapmasam da geçinebileceğim bir işi, sıfırdan yaratmış olmakla gurur duyuyorum özetle.

2010'a girerken en sevindirici gelişmemiz ise, Franchise açılımını yapmak oldu. Çok kısa bir sürede harika insanları aramıza kattık ve onlarla birlikte çalışmak ve kazanmak için sabırsızlanıyorum.

Bugün bir karar daha aldım ve bu blog vasıtası ile bunu da bildirmekten keyif duyuyorum.
Artık hayatıma sadece girişimci olarak devam edeceğim.
Sadece kendi girişimlerimden kazanmak ve kazandıklarımla yeni girişimler yapmaktan başka bir hedefim olmayacak.
Belki bu uğurda zaman gelecek maddi sorunlar da yaşayacağım ama bu hedefimden asla sapmayacağım.

Şirketim Mavi Kelebek New Media varlığını devam ettirecek fakat artık bundan sonra sıra ile her girişimimin A.Ş'sini açmak istiyorum. Girişimlerimi çocuğum gibi seveceğim ama asla çocuğum gibi bağlanmayacağım. Benden daha iyi yerlere getirebilecek insanları tanıdığımda, onlarla ortak olmayı veya tamamiyle onlara teslim etmeyi de bileceğim.

2010'da bir yeni girişimi daha yarışa katacağımızı ve bunu yenilerinin de takip edeceğini duyurmaktan da büyük mutluluk duyuyorum.

2009 yılında ciddi sağlık problemleri de yaşadım ve yine öğrendim ki sağlık olmayınca hiçbir şeyin de değeri olmuyor. Bu sebeple 2010 için buraya kadar okuma sabrı gösteren herkese önce SAĞLIKlı bir yaşam diliyorum. Sonra huzur diliyorum. Bir insanın huzuru yoksa hiçbir şeyin değeri olmuyor yine. Ve tüm bunların üstüne de başarı diliyorum. Sağlığınız ve huzurunuz varsa başarı sadece azim ve çalışma meselesi buna inanın.

2009 yılı boyunca gelişmemde bana katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Sizlerden öğreniyorum ve elimden geldiğince de öğrendiklerimden elde ettiğim tecrübeleri yine sizlerle ve beni takip edenlerle paylaşmaya çalışıyorum. Birbirimize destek olduğumuz ve bu paylaşımı esirgemediğimiz sürece, gelecek hepimize mutluluk getirecektir.